Helal Kazanmak, Helal Yemek, Haramdan Kaçınmak

Yüce Allah (cc) dünyayı, bütün kâinatı ve bunların içerisinde bulunan sayısız nimetleri yaratmış ve onları insanların istifadesine sunmuştur. Yeryüzünde bulunan bütün nimetlerden istifade etmek hususunda esas olan, bu nimetlerin bizlere mubah ve helal olmasıdır.

Yenilmesi, içilmesi veya kullanılması hususunda yasak olduğuna dair bir hüküm yoksa bu nimetler helaldir. Çünkü Allah (cc) bu nimetleri bizim için yaratmış, istifademize sunmuştur.
Yüce Allah Kuran-i Kerim’de bu hususta şöyle buyuruyor:
“O, yerde ne varsa hepsini sizin için yaratmıştır.”    Bakara su.2/29.“Ey insanlar!”Yeryüzünde bulunanların helal ve temiz olanlarından yeyin”.  Bakara.2/168.“Ey İman edenler! Size verdiğimiz rızıkların temiz olanlarından yeyin”.  Bakara su.2/ 172.“Allah’ın size helal ve temiz olarak verdiği rızıklardan yeyin ve kendisine iman ettiğiniz Allah’tan korkun”.      Maide su.5 / 88.

Sadece insanlara değil, yeryüzünde hiçbir canlı yoktur ki, rızkı Allah’a ait olmasınBütün mahlûkatın rızkını veren Yüce Allah’tır

“ Şüphesiz rızık veren, güç ve kuvvet sahibi olan ancak Allah’tır”.     Zariyat su.51/58

“Artık, Allah’ın size verdiği rızıktan helal ve temiz olarak yeyin. Eğer gerçekten yalnız Allah’a ibadet ediyorsanız onun nimetlerine şükredin”.   Nahl su. 16 /116.

“Deki, Pis ve kötü ile temiz ve iyi bir değildir. Pis ve kötünün çokluğu tuhafına gitse (yahut hoşuna gitse) de (bu böyledir)”. Maide su.5/ 100.

Aranacak olan çok olan değil,  iyi temiz ve helal kazanç olan rızıktır.
Nimetlerin çoğunu bizlere helal kılan Yüce Allah, bazılarına da sınırlama getirmiş ve onları yasaklamıştır. Ayet ve hadislerin ortaya koyduğu hükümlerle yapılması, yenilmesi ve içilmesi kesin olarak yasaklanan şeylere dinimizde haram denilmektedir. Haram olan şeyleri tayin edip bizlere bildiren Yüce Allah’tır. Yani haram Allah’ın emridir. Sırf Allah’ın emri olduğu için haramlardan uzak durmak ve onlara yaklaşmamak gerekir. Zaten haram olarak yasaklanan şeylerde bizim için fayda değil zarar vardır. Bu zararlar bazen maddi bazen de manevi zarar olabilir.

Bir şeyin helal veya haram olduğunun hükmü Yüce Allah’a ve O’nun izni ile Peygamber (sav) Efendimize aittir. Hiçbir insanın isteği ve arzusuna göre helal ve haramlar değiştirilemez.

“Ey İman edenler! Allah’ın size helal kıldığı iyi ve temiz şeyleri (siz kendinize) haram kılmayın ve sınırı aşmayın. Allah sınırı aşanları sevmez”.   Maide su.5/ 87.

“Yanlarındaki Tevrat ve İncil’de yazılı buldukları o elçiye, o ümmi Peygambere uyanlar (var ya), işte o Peygamber onlara iyiliği emreder, onları kötülükten men eder, onlara temiz şeyleri helal, pis şeyleri haram kılar. Ağırlıklarını ve üzerlerindeki zincirleri indirir..”   A’raf su.7/ 157.

“Dillerinizin uydurduğu yalana dayanarak, “ Bu helaldir, şu da haramdır” demeyin. Çünkü Allah’ a karşı yalan uydurmuş olursunuz. Kuşkusuz Allah’a karşı yalan uyduranlar kurtuluşa eremezler”.    Nahl su.16 /116.

Araplar kendi kendilerine bazı şeyleri helal, bazılarını da haram sayıyorlardı. Bazı hayvanları erkeklere mahsus görüyorlar, kadınlara yasaklıyorlardı. Bu ayeti kerime ile Yüce Allah’ın yasakladığı şeylerden başka bir şeyin haram olmayacağını belirtmektedir.

“Haram olduğu size okunanların dışında bütün hayvanlar size helal kılındı. O halde, pislikten, putlardan sakının, yalan sözden de sakının”.   Maide su.5 / 3.

“Allah size ancak ölüyü (leşi), kanı, domuz etini ve Allah’tan başkası adına kesileni haram kıldı. Her kim bunlardan yemeğe mecbur kalırsa, başkasının hakkına saldırmadan ve haddi aşmadan bir miktar yemesinde günah yoktur. Şüphesiz ki Allah, çokça bağışlayan ve çokça esirgeyendir”.    Bakara su.2 / 173.

“Allah size, sadece ölü hayvanı, kanı, domuz etini ve Allah’tan başkası adına kesilen hayvanı haram kıldı”.    Nahl su.16 /115.

“De ki; Allah’ın kulları için yarattığı süsü ve temiz rızıkları kim haram kıldı? De ki; Onlar dünya hayatında, özellikle kıyamet gününde müminlerindir. İşte bilen bir topluluk için ayetleri böyle açıklıyoruz”.   A’raf su. 7/ 32.

Şükrünü eda etme yönüyle dünya nimetlerine esasen müminlerin layık olduğu, ahirette ise tüm nimetlerin yalnız müminlere ait olacağı belirtilmiştir. Bu durum, Allah’ın Rahman ve Rahim sıfatlarının bir sonucudur.

“Mallarınızı aranızda haksız sebeple yemeyin. Kendiniz bilip dururken, insanların mallarından bir kısmını haram yollardan yemeniz için o malları hâkimlere (idarecilere) vermeyin”.    Bakara su.2 /188.

Numan b. Beşir (ra), parmaklarıyla iki kulağını göstererek, Resulullah (sav) i şöyle derken işittiğini nakletmektedir.

“Helal bellidir, haram da bellidir. İkisinin arasında ise bir takım şüpheli şeyler vardır ki, insanların çoğu bunları bilmezler. Kim şüpheli şeylerden sakınırsa, dinini ve ırzını ( namus ve haysiyetini) korumuş olur. Kim de şüpheli şeylere düşerse, harama düşmüş olur..”   Buhari, İman 39; Büyü’ 2; Müslim, Musakat, 107; Ebu Davut,Büyü’ 3. Tirmizi, Büyü’ 1; Nesai, Büyü’2.

Selmani Farisi (ra)’dan, Peygamber (sav) Efendimize, yağ, peynir ve hayvan derisinden yapılan elbise hakkında soru sorulduğunda, şöyle buyurmuştur:

“ Helal, Allah’ın kendi kitabında helal kıldığı şeylerdir. Haram da, Allah’ın kendi kitabında haram kıldığı şeylerdir. Bu konuda söz etmediği şeyler ise, bağışladığı (af kapsamına soktuğu) şeylerdir. Onları mubah saymıştır.”   Tirmizi, Libas, 6. İbn Mace, Et’ime 60.

“Helal açık bellidir. Haram da açık bellidir. O halde sen, seni şüpheye düşüren şeyleri bırak, şüpheye düşürmeyen şeylere yönel”.   Buhari, Büyü’, 3.Tirmizi, Kıyamet,60. Nesai,Kudat, 11; Daremi, Büyü’,2; Ahmet, 6/ 153.

“Ey Peygamber! Temiz olan şeylerden yeyin, güzel işler yapın. Ben sizin yaptıklarınızı hakkiyle bilmekteyim”.  Mü’minun su. 23/ 51.

Güzel ve helal olan rızıklardan yaralanmak Yüce Allah’ın bir lütfü ve ikramıdır. İnsanın en başta gelen görevlerinden birisi de helal daire içerisinde yaşamak, helal kazanmak ve helal yolda harcamaktır. Yüce Allah, helal dairesini o kadar geniş tutmuş ki, harama ne ihtiyacımız ne de bir mecburiyetimiz vardır. Haram dairesini mayınlı bölge gibi tehlikelerle doldurmuş, helal dairesini de meyvelerle dolu güllük gülistanlık bir bahçeye çevirmiştir. Birçok emir ve yasakları da sırf bizim iyiliğimiz, dünya ve ahret saadetimiz için koymuştur.

Unutmayalım ki, servetimizi nereden ve nasıl kazandığımızdan sorguya çekileceğimiz gibi, o serveti nereye harcadığımızdan da hesaba çekileceğiz. Haram ve helal konusunda dikkatli olmalıyız ve şüpheli şeyleri terk etmeliyiz. Çünkü şüpheli şeyleri terk eden dinini, ırzını ve hassasiyetini korur.

“Bir kimse Allah için uzun bir yolculuğa çıkmış. Saçları darmadağınık, toza toprağa bulanmış bir vaziyette ellerini semaya uzatarak “Ya Rabbi, Ya Rabbi! “ diye dua eder. Hâlbuki yediği haram, içtiği haram, giydiği haram, kısacası kendisi haramla beslenmiş olursa böyle bir kimsenin duası nasıl kabul edilir”.  Müslimi Zekat, 65; Tirmizi, Tefsir, 3; Ahmet b.Hanbel, 2/328; Darimi,Rikak,9.

Cabir b. Abdullah (ra) dan, Resulullah (sav) Efendimiz şöyle buyurmuştur:

“Ey İnsanlar! Allah’tan hakkiyle sakının ve rızkınızı güzel yoldan isteyin. Hiç Kimse Allah’ın kendisine takdir ettiği rızkı geç de olsa elde etmeden ölmeyecektir. Öyleyse Allah’tan hakkiyle sakının ve rızkınızı güzel (helal) yoldan isteyin. Helal olanı alın, haram olanı terk edin”.   İbn Mace, Ticaret,2; İbn Hibban,3239; Hakim,2134; Beyhaki,10404

Ebu Hureyre (ra)’dan, Peygamber (sav) Efendimiz şöyle buyurmuştur:

“Öyle bir zaman gelecek ki, kişi malını helalden mi yoksa haramdan mı elde ettiğine bakmayacaktır”.  Buhari, Büyü’, 23 (1926) ; Nesai, Büyü’ 2 (4466), Darimi,2/246; Ahmet,9626,9845.

“Ey İnsanlar! Şüphesiz ki Allah güzeldir ve temizdir. Ancak güzel ve temiz olanı kabul eder”.      Tirmizi, Tefsir 2/36, Edep. 41; Darimi, Rikat,9; Ahmet, 2/ 328.

İbni Ömer (ra)’dan rivayet edildiğine göre, Peygamber (sav) Efendimiz şöyle buyurmuştur:

“Allah temizlik olmayan namazı kabul etmez. Hıyanetle ( haram yolla) kazanılan paradan verilen sadakayı da kabul etmez”.   Müslim, Taharet,1 (224); Tirmizi, Taharet,1 (1).

Haram kazanılan paradan verilen sadakayı da Allah kabul etmiyor.

Ebu’l-Havra es-Sadi (ra) anlatıyor; Hasan b. Ali (ra) ya: “ Resulullah (sav) den ne ezberledin? Diye sordum. Dedi ki, Ondan şunu ezberledim:

“ Seni şüphelendiren şeyleri bırak, şüphelendirmeyenlere bak!”.     Nesai, Eşribe, 50.

Ebu Said (ra) , Peygamber (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:

“En faziletli amel, helal kazançtır”.     Feyzu’l-Kadir, Münavi, 2/34 1238.

Abdullah ibn Abbas (ra) dan, Peygamber (sav) Efendimiz şöyle buyurmuştur:

Helalı aramak, talep etmek cihattır. Muhakkak ki Allah Teâlâ sanatkâr mümin kulunu sever”.     Müsned-i Şihab. 1/83-82.

Yine Sevgili Peygamberimiz (sav) helal- haram hassasiyeti konusunda şöyle buyurmaktadır:

“ Haram ile aranızda helalden bir sütre (engel) koyun. Kim bunu yaparsa dinini ve ırzını tebriye etmiş olur. Kim de arada bir sütre olmadan oralarda dolaşırsa koruluk ( yasak bölge) kenarında otlayan ve her an oraya düşecek durumda olan koyun gibidir”.   İ. Canan. K.Sitte, 14/ 308-309.

Buhari’nin Büyü’ bölümünde şöyle bir hadisi şerifi görmekteyiz. Peygamber (sav) Efendimiz buyuruyor:

“Kim günah şüphesi sezinlediği bir şeyi terk ederse, o haramlığı apaçık olan şeyi daha çok terk edici olmuştur. Kim şüphelendiği şeyi yapmada cüretkâr olursa haramlığı açık olan şeye düşmesi çok yakındır”.     İ.Canan, K.Sitte, 14 /309.

Sa’d b. Vakkas (ra), Peygamber (sav) e gelerek,

“ Ya Resulellah! Dua buyurunuz da ben duası makbul olanlardan olayım” der. Peygamber (sav) Efendimiz ona; Ya Sa’d! Helal ve güzel olanı haramdan arınmış olarak ye. Duan kabul olur” buyurdular.      İ.Gazali, İhya, 2/ 114.

Abdullah ibn Ömer (ra) buyurmuştur: “ Namaz kılmaktan yay gibi, oruç tutmaktan çöp gibi kalsanız da, haram ve şüpheli şeylerden kaçınmazsanız, Allah o ibadetlerinizi kabul etmez”.

Enes b. Malik (ra) anlatıyor“Resulullah (sav)e dedim ki, Ya Resulellah! Beni duası kabul edilmiş bir kimse kıl”Bunun üzerine Peygamber (sav) Efendimiz şöyle buyurdu:

“Ey Enes! Kazancın helal, temiz kıl ki, duan kabul olsun. Zira kişi ağzına haram lokma götürürse, duası kırk gün kabul olunmaz”.  Ayni, Umdetü’l kari, 17 / 260. Deylemi, Firdevs,5/363. (8446)

Hz. Ali (ra), Peygamber (sav) Efendimizin şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:

“Şüphesiz Allah (cc), helal rızık arama yolunda kulunu yorgun düşmüş görmekten hoşlanır”.    Camiu’l-Ehadis, 8/247 (7233).

“Helal rızık aramak dini yükümlülüklerden bir farzdır”. Taberani, Mü’cemü!l-Kebir.

“Helal yemeği, içmeği cennete girmenin şartı”(Heysemi, 10/229);

“Vücudu haramla beslenen kişinin de cehenneme layık olduğu.”  ( Müslim, Taharet, 1; İbn Mace), Taharet,5;

“Haram lokma ile beslenip büyüyen bir insan ateşe daha layıktır” (Tirmizi,Cuma, 79)

“Helal kazanç sahibi kimseyi de müjdelemiştir”.  Hakim,4/ 104; Tirmizi, Zühd,48.
Havle el Ensariyye (ra),

Peygamber (sav) Efendimizin şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:

“Bir takım insanlar vardır ki, Allah’ın mülkünden haksız bir surette (haram yollardan) mal elde etmeğe girişirler. Hâlbuki bu haram mal, kıyamet günü onlara bir ateştir, başka değil”. Buhari, Hums, 7- 3/ 1135; Tirmizi,Zühd, 41.

Hz. Aişe (ra)’dan rivayet edildiğine göre, Peygamber (sav) Efendimiz şöyle buyurmuştur:

“Muhakkak ki, yediğinizin en temizi, kendi kesbinizden olanıdır. Muhakkak ki, evlatlarınızda kendi kesbinizdendir.  Ebu Davut, Büyü’ 79; Tirmizi, Ahkam, 22; Nesai,Büyü’,1.(7,249).

Mikdam (ra)’dan rivayet edilmiştir, Peygamber (sav) Efendimiz şöyle buyurmuştur:

“Kesinlikle hiç kimse elinin emeğinden daha hayırlı bir yemek yememiştir. Allah’ın Peygamberi Davut (as) da kendi elinin emeğini yiyordu”.     Buhari, Büyü’,15.

Halk arasında Dinimizin inancına hiç uymayan, Müslüman’ın asla yapamayacağı bir söz dilden dile dolaşır, Neymiş “ Üzümünü ye, bağını sorma” düşüncesi. Hâlbuki “ Müslüman bağını bilmediği üzümü asla yiyemez, yememelidir ”. Çünkü bağını bilmeden, sahibinden izin almadan, ücretini ödemeden o üzüm haramdır. Kişinin dindarlığı emeğinin helalliği nispetindedir. Emeği ve ekmeği ne kadar helal ise o derece Müslüman’dır.
Alın teri, el emeği, göz nuru, helal kazanç mübarektir ve kutsaldır.
Ne mutlu helalinden kazanıp helal lokma yiyen bahtiyar Müslümanlara…

Editör

DİKKAT ÖNEMLİ : Sitemiz bilgi ve kültür konularında sizlere bilgi derlemek amacıyla kurulmuştur. Sizlerin öneri ve düşünceleri bizim için çok kıymetlidir. Bu dilekle bizimle ve okuyucularımızla paylaşmak istediklerinizi yazabilirsiniz. Bu sitede yer alan içerik hiçbir durumda tanı ve tedavi amaçlı bir öneri niteliği taşımamaktadır.Tüm sağlık sorunlarınız için öncelikle doktorunuza başvurunuz. Alternatif tedavi yöntemleri için doktorunuzdan tavsiye alınız ve doğal ürünleri bilinçli, doktorunuzun belirttiği şekilde tüketiniz. Sitede yer alan bilgiler sadece bilgilendirme amaçlı olup, kullanımına, uygulanmasına, satın alınmasına, delil gösterilmesine veya tavsiye edilmesine aracılık etmez. Sitemizdeki bilgiler, hiç bir zaman kesin bilgi kaynağı olmayıp, kullanıcılar tarafından eklenmiştir veya yorumlanmıştır. buradaki bilgiler sitemizin asıl görüşlerini içermeyebileceği gibi hiçbir taahhüt ve tavsiye yerine de geçmez.

Bir Cevap Yazın